Türkiye'de örgün eğitime katılımı gösteren son veriler, eğitim sisteminin karşı karşıya olduğu ciddi yapısal sorunları yeniden gündeme taşıdı. Yapılan değerlendirmelere göre, okul çağındaki yaklaşık 1 milyon 470 bin çocuk, resmi eğitim kurumlarıyla hiçbir bağ kurmamış durumda.
Eğitim Reformu Girişimi'nin analizine göre, zorunlu eğitim yaş aralığında bulunan 611 binden fazla çocuk, bu yıl herhangi bir örgün eğitim programına kayıt yaptırmadı.
Bu sayıya, farklı nedenlerle açık öğretime yönelmiş, mesleki eğitim dışında kalan veya eğitimden tamamen kopmuş diğer çocuklar da eklendiğinde toplam rakam 1,47 milyona ulaşıyor.
Bu durum, Türkiye'de çocukların eğitime erişim hakkının önemli bir kesim için fiilen sağlanamadığını ortaya koyuyor.
Uzmanlar, çocukların okul sisteminden uzaklaşmasının en önemli nedenleri arasında ekonomik zorlukları gösteriyor.
Özellikle lise çağındaki gençlerin, aile bütçesine katkı sağlamak zorunda kaldığı için okul yerine çalışma hayatına yöneldiği belirtiliyor.
Ayrıca:
-
Göç eden ailelerin çocuklarının eğitim takibi zorlaşıyor
-
Kırsal bölgelerde okula erişim hâlâ büyük bir problem
-
Okul devamsızlığına yönelik izleme sistemleri yeterince güçlü değil
-
Eğitimde motivasyon kaybı artıyor
Bu durum, eğitim eşitsizliğini daha da derinleştiriyor.
Okul sistemine dahil olmayan çocukların karşı karşıya kaldığı riskler sadece eğitim kaybıyla sınırlı değil.
Uzmanlara göre okul dışı çocuklar:
-
Düşük ücretli ve güvencesiz işlerde çalışmaya başlıyor
-
Çocuk işçiliği riski artıyor
-
Sosyal, psikolojik ve fiziksel koruma mekanizmalarından uzak kalıyor
-
Yükseköğretim ve nitelikli iş fırsatlarından tamamen kopuyor
Bu nedenle eğitimden kopuş, çocukların geleceğini doğrudan etkileyen bir toplumsal sorun hâline gelmiş durumda.


