Kalça şekillendirme operasyonu olarak bilinen BBL, estetik dünyasında hızla yaygınlaşırken, prosedüre dair yeni bir yan etki tartışma konusu oldu. Operasyon geçiren bazı kişiler, iyileşme döneminde ağır ve rahatsız edici bir kokunun haftalar hatta aylar boyunca devam ettiğini dile getiriyor.
Plastik cerrahlar, bu kokunun oluşumunda en önemli etkenlerden birinin yağ transferi sırasında bazı bölgelerde yağ hücrelerinin canlılığını yitirmesi olduğunu belirtiyor. Dokunun ölmesi, zamanla bozunmaya benzer bir süreç başlatıyor ve buna bağlı olarak keskin bir koku oluşabiliyor.
BBL sonrası kullanılan sıkı kompresyon giysilerinin ter, sıvı ve bakterileri cilt yüzeyine hapsettiğini ifade eden uzmanlar, bunun da bakteriyel üreme ve enfeksiyon riskini artırdığını söylüyor. Bu durum yalnızca rahatsız edici kokulara değil, aynı zamanda ciddi sağlık sorunlarına da yol açabiliyor.
Sosyal medya platformlarında paylaşılan deneyimler, konuyu daha görünür hale getirdi. Bazı hastalar bu kokuyu “bozulmuş et”, “çürümüş meyve” ya da “nemli küf kokusu” olarak tarif ediyor. Hatta kimi kullanıcılar, kokunun günlük yaşamı etkilediğini ve sosyal ortamlarda zorlayıcı hale geldiğini belirtiyor.
Estetik uzmanları, bu tür şikâyetlerin operasyonun yanlış uygulanması, fazla yağ transferi, hijyen eksikliği veya yetersiz bakım nedeniyle artabileceğini belirterek, hastaların operasyon sonrası kontrolleri aksatmaması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca bu tür belirtilerin enfeksiyon veya doku ölümü gibi acil müdahale gerektiren durumlara işaret edebileceği belirtiliyor.
BBL yaptırmayı düşünenlerin yalnızca estetik sonucu değil, operasyon sonrası bakım sürecini, cerrahın deneyimini ve riskleri mutlaka göz önünde bulundurması gerektiği ifade ediliyor.